Ağıt

2009-07-02 09:48:00

annem mi bir kadın geciken bir kadın gece yatısına ölüm kendini göstereli babamın saçlarından günübirlik bir kadın üsküdar'la istanbul arasında babamdı sakalıydı babamın bir akşam göle batırdı çıkmamak üzere bir daha hepsi de ekmek kokardı sayısı unutulan parmaklarının akşam bir attır bütün ülkelerde serin esmer bir attır terkisine çocukların bindiği Kemal Özer'i kaybettik. Anısına büyük saygıyla... Devamı

"şiir üstüne..."

2009-06-23 19:56:00

<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:14.2pt 1.0cm 36.0pt 60.0pt; mso-header-margin:0cm; mso-footer-margin:0cm; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --> ŞİİR ÜSTÜNE DÜŞÜNCELER Şiir organik bir şey olmalıdır Kendi yaşamımızdan fışkırmalıdır Gömleğim, sevdiğim kız, yaşadığım şehir Sımsıcak, şiirlerime girmelidir Bir akşam yıldızlara baktığım bir sabah uyandığım Anam, babam, kardeşim, nefret ettiğim, inandığım Küçük şeylerden, küçük ayrıntılardan oluşmalıdır şiir Böylece, yaşanılan şeylerin gerçek tarihi olacaktır şiir Doğasını anlatmalısın ülkenin, bütün kuşlarını, ağaçlarını, göğünü, balıklarını Bir bir bütün çiçeklerin, rüzgârların,ırmakların adlarını Bir duruş, bir ses, bir yürüyüş Canlılığı, güncel ve tarihselliğiyle bir gülüş Şiire girecektir. Her şey, yapay ve kurgusal olmayan Gerçek bir insan yüzü, gerçek bir doğa, gerçek bir toplum yansımalıdır anlattıklarından Ataol Behramoğlu (Ne Yağmur...Ne Şiirler...Cem Yay.,2.Bas. İst.,1981,s.68-69)... Devamı

(kendi sesinden) şiirler/ahmet telli

2009-02-01 09:51:00

gidersen yıkılır bu kent.su çürüdü.belki yine gelirim. &amp;amp;amp;lt;!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 {mso-margin-top-alt:auto; margin-right:0cm; mso-margin-bottom-alt:auto; margin-left:0cm; mso-pagination:widow-orphan; mso-outline-level:1; font-size:24.0pt; font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --&amp;amp;amp;gt; karda izler.asmin.çocuksun sen.aşklar mı.soluk soluğa  ... Devamı

Zamanı sarmalayan kokular ve çiçekler

2008-12-27 03:37:00

Nalan Çelik, ilk kitabı olan “Gelincik”le şiir dünyasına merhaba demişti. İkici kitabıyla da şiire merhabasını sıcak bir ilişkiye dönüştürüyor. Bu sıcak ilişkinin ne ve nasıl olduğu sorusu bana sorulduğunda; insanı kucaklayan, hayatla soluk soluğa beraberliğinde, emekle çoğaltıp zenginleştiren bir ilişki olduğu yanıtını verebilirim. Nalan Çelik, ilk kitabı olan “Gelincik”le şiir dünyasına merhaba demişti. İkici kitabıyla da şiire merhabasını sıcak bir ilişkiye dönüştürüyor. Bu sıcak ilişkinin ne ve nasıl olduğu sorusu bana sorulduğunda; insanı kucaklayan, hayatla soluk soluğa beraberliğinde, emekle çoğaltıp zenginleştiren bir ilişki olduğu yanıtını verebilirim. Nalan Çelik ise, aynı sorunun yanıtını, kitabının adını taşıyan “Kokulu Saat Çiçeği” şiirindeki dizelerde:“ben şiir kurgulamıyorum/ yaşamı kurguluyorum/ şiirden önce şiirden sonra gelen/ belki hiç yaşanmamış belki de yaşanacak/ daima şiirin habercisi olan”diyerek veriyor.Kitabın adını taşıyan üç sözcük, kişinin kendi özellikleriyle hayat denilen zaman içindeki devinimini çağrıştırdı bana. Kişi şair olunca, Nalan Çelik’in şiirlerinde olduğu gibi, devinimle, hayatın içindeki kırışıklıklar, iniş çıkışlar, çok uzaklarda kalmış olsa da hem sınırlamalar, umut ve umutsuzluklar, hem de küçük sevinçler, etkileyici dizelerle günümüze geliyor. Dünkü olay, olgu ve hayatı bilincin süzgecinden geçirerek yeni bir bileşimle bugüne yansıtmak da diyebiliriz buna.İnsancıl Yayınları arasında 2008 yılında çıkan kitaba önsöz yazan Berrin Taş, şair ve şiiri hakkındaki düşüncelerini: “Şairin geleceğe yürüme isteği şiirlerinde belirgin bir izlektir. Kimileyin köleler ve baldırı çıplak... Devamı

GECENİN BAHÇESİNDE

2008-11-09 09:04:00

Unutulmuş mezarlıktan ıssız kenti boydan boya geçen bahçeye kadar taş döşemeler arasında sıcak karanlığın içinde sen ki bana inanmıyordun kuşkulanıyordun sözlerimden benim çiçekten cehennemim gönyeler ve kitaplar arasında kaybolmuş yazın bu sonsuz gecesi içinde yitmemi istiyordun benim keçiyollarında ve ağaçlıklarda ama ben izliyordum senin solgun gölgeni sarmalanmış benim engin ve tek kederimle kararmış çiçekler ve yapraklar arasında bu öylesine rayihalı koku bu buhur içinde bana sordun: nasıl konuşur türüzotu? ya yasemin? ya hanımeli? menekşe rengi damlacıklar parıldıyordu gecenin ele geçirdiği yeşil yapraklar üstünde gölgelenmiş çehreler hışırtılı gözler saçak saçak bükülmüş ve büzülmüş diller kıvrım kıvrım oluyordu fısıldıyordu anlaşılmaz karanlık edepsizce sözler bu yabancı sözlerle kirletilmiş eksikleniyorduk aşktan aşk bu dünyanın lekelenmiş yatağı yollarda ağaçlıklar arasında ve karanlığın içinde ağır rayihalar ama neyin şarkısını söyler zambak? ne der peygamber çiçeği? ya gülhatmi? lekeli ağızları beyaz kırmızı mavi gösterir parlayan dişlerini nazik ve ıslak içyüzlerini uçarı gülüşlerle kıkırdayan kahkaha atan ıtırın ve gecenin dokusu boyunca senin için çeviriyordum fısıldayanı hıçkıranı renklenmiş sesliler olarak hoş kokulu küresel sesliler olarak mırıldanan dalgalanan yükselen aşk ki yuvarlak değildir asla hoş koku ki unutur her zaman ve gelip geçen bir an'ı aydınlatır çiçeklerle donanan ve uzaklaşır Sen buna inanmıyordun hiçbir zaman: peki ama nasıl dem çeker lale? nasıl güler leylak? ne fısıldar durur gül durmadan? sıcak karanlıkta öylesine yakın senden uzak dem çekiyordum şarkı söyl&uum... Devamı