44. 'şiir ekle' etkinliği için:

2008-01-22 20:44:00

KOVA KALECİ   Yedi kova su yeterliydi sıvas'taki ateşi söndürmek için oysa her biri devlet dairesindeki kovaların üstüne yazılı altı harfli bir sözcüktü yangın    Yedinci kova taşar engellenemez biçimde çünkü emekçilerin alın teriyle doludur işte bu yüzden sinek ölüleri yüzemez üstünde   Futbol takımında mahallenin kova kaleciydi lakabım ilk kez sevinecektim buna ama yalnızca avuçlarıma alabildiğim suyu bir kova gibi sıvas'a taşıyamadım   G harfi boştur yangın kovalarının ki ortaya çıkar dolu olanları okununca madımak oteli'nin merdivenlerinde kurtulmayı bekleyenler için verilen karar: Yan ın    Ve başında anladım ki bir kuyunun ipin ucunda derinlerdeki suya uzanan birer kova gibidirler yangınları söndürmek isteyen darağacına asılı devrimciler   sunay akın ... Devamı

şiir etkinliği: 'çocuk'

2008-01-14 20:13:00

ANNEN   Sen bir avuç bebektin Kimdi süt veren sana, Hastalandın ölecektin Kim kanat gerdi sana?   Senin minik başını Avuçlarına alıp Gece uykusuz kalıp Kucağında kim salladı Ağladın, seninle kim ağladı         Annen!   Sana ilk adımını attıran kimdir Konuşmayı öğretti sana bir bir          Annen!   Sen şimdi giderken okula Sefertasını kim hazırlar? Kim bakar arkandan yola? Sende en çok kimin hakkı var Kimdir seni en çok seven          Annen!   Dünyayı hiç değilse bir günlüğüne allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında dünyayı çocuklara verelim kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi hiç değilse bir günlüğüne doysunlar dünyayı çocuklara verelim bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı çocuklar dünyayı alacak elimizden ölümsüz ağaçlar dikecekler   Nazım Hikmet'çocuklar için şiirler' ... Devamı

42. 'şiir ekle' etkinliği için:

2008-01-05 13:07:00

kardeşlik acıları   yıllar var ki sizleri düşünüyorum : yanan şehirlerim, düşmana ekmek veren tarlalarım teknelerim, ocaklarım, öğretmenlerim! ve sizleri : caddeler, tarlalar, fakülteler, nehir boyları, şehirler, ordular aşklarım, hünerlerim, sefaletlerim! ellerime ateş düştü yüreğime, gövdeme, kollarıma. biliyorum ey demokrasi! bütün şairlerin ölür barikatların susar ve yanar da limanların, iskelelerin zafer gülleri sensiz açmaz böyle bir macerada. kardeş, kardeş! alkış tutan ellerini kesmedim, tanklarımla tarhlarını ezmedim. ben kendi halimle müthiş kişi ben sevici sert ve delişmen... ve hürlük kardeşlik çırasını kendi hissemce götüren insan. biliyorum bu dünyada gökyüzü ve denizyüzü cümle çiçek ve cümle yemişler vardır biliyorum bu dünyada yalnız ve "yalnız insanlar yani kardeşler vardır." beni şehir şehir beni, beni köy kent beni beni usul, beni yolca götür kardeşlik treni! ağır yaralılar taşıyorum incinmesin kollarım, ayaklarım, ellerim ışıltılı gündüzlere gitmeliyim acılar, darağaçları, kelepçe demirleri! bayram şenliklerine, demokrasi şenliklerine gitmeliyim uğruna şiir yazılan, döğüşülen, ölünen insanlar! yeter değil bana zaferlerin, yıllardır gece hücumlarına sokak savaşlarına katlandığım. enver gökçe * 42. 'şiir ekle' etkinliği bloksahibi: 'siirokuyorum' 'tık'layınız!... Devamı

41. 'şiir ekle' etkinliği: 'yeni yıl'

2007-12-31 09:50:00

2008'in bu ilk 'şiir ekle' etkinliğine hoşgeldiniz sevgili arkadaşlar.   seçilen tema,  'yeni yıl'.   katın, katılın yepyeni şiirlerinizle paylaşın ki büyüsün güzelleşsin dünyamız şiirlerinizle de   her bitiş yeni bir başlangıç değil midir? bu gün 2007'i tamamlıyıp, 2008'e yelken açacağız. umarım ki iyi geçmiştir yılınız, dilerim ki daha iyi sürsün yinelenen değil yenilenen sürekli bir yıl olsun ne varsa, ne kadar varsa sizin olsun tüm güzellikleriyle şiirleriyle de   hadi şiir toplamaya 'şiir getirenlerin(iz) çok olsun' sevgiyle...   bir demet şiir... Devamı

yinelenen değil gerçekten yeni bir yıl olsun 2008; şiddetten 

2007-12-30 13:31:00

yılbaşı ağacı " ...finlandiya koyunun güneyinde geceleyin dumanlı denize yakın telli pullu bir yılbaşı ağacı karanlık gotik kulelerle töton şövalyelerinin armaları arasında ve fabrika bacalarıyla çevrili bir yılbaşı ağacı. bir yılbaşı ağacı karlı bir meydanda estonya türküleri söylüyor telli pullu upuzun bir yılbaşı ağacı sen kırmızı sırça topun içindesin saçların saman sarısı kirpiklerin mavi onu orya ben astım seni içine koyup ak boynun uzundur yuvarlaktır kuşkularım kaygılarım sözlerim umutlarım ve okşayışlarımla koydum seni sırça topun içine bütün yılbaşı ağaçlarına bütün ağaçlara bütün balkonlara pencerelere çivilere hasretlere astım kırmızı sırça topu seni içine koyup bağışla beni öleceğim seni bırakıp orda estonya en küçük sosyalist devleti adam başına en çok şiir okuyan en çok votka içen ve otomobile motosiklete motorollere en çok meraklı ve deri işleriyle mobilyasıyla ünlü bir de otuz binlik korosuyla ...ölüm döşeğinde yatanın gözlerine bakamam utanırım yaşamak ayıp bir şeymiş gibi gelir biri yanımda can çekişirken lüsya ölüyor moskova'da antuzyastlar caddesinde bilmem kaç numrolu sağlıkevinde yüzü eski bir tahta kaşık eriyen kara karışıyor akşam karanlığı art arda kamyonlar geçiyor asfaltı sarsarak lüsya'dan vuran keder mi alnımı kırıştıran kendi yakınlığım mı ölüme bir yılbaşı ağacı karlı bir meydanda estonya türküleri söylüyor telli pullu upuzun bir yılbaşı ağacı bağışla beni öleceğim seni bırakıp içinde sırça topun bu dünyada bir şey yaşıyor eşi emsali görülmedik bir şey ve benden başka kimse farkında değil onun belki bir bitki bir hayvan bir söz bir maden bir ışın bir mutluluk belki belki bir yıldızdan düşmüş bu dünyada bir şey yaşıyor senin için yaşıyor ama sen farkında değilsin onun öleceğim bağışla beni öleceğim ve sen kırmızı sırça topu parçalayıp çıkacaksın içinden ineceksin karlı bir meydana artık moskova'da mı ... Devamı