40. 'şiir ekle' etkinliği için; 'dağ'

2007-12-25 08:58:00

papua yeni gine papua yeni gine demeye bayılıyorum yoksa buraya hiç gelir miydim? kocam antonio beni arkadan kucaklıyor ve kulağıma fısıldıyor uykuya dalmadan benim seni sevdiğimden daha çok sev beni ben de onun yüzünü okşuyorum ve onu daha çok seviyorum onun beni sevdiğinden daha çok; fark etmez benim için, bir hafta daha çok severim onu - ne de olsa kolay değil portekiz büyükelçisi olmak: süper güçler durmadan gözdağı veriyor bizimkinin de uykusu kaçıyor, çünkü o hâlâ sömürgelerin altın çağında yüzmekte; angola, marcao, cochin ve nampula gibi sözcükler eski kalyonlar gibi gerisin geri yüzüyorlar kanında ve horultularını ağıtlara dönüştürüyorlar. korkudan boğulacak halde, yenik, böylece hak ediyor kendisini daha çok sevmemi. ben de büyük bir cömertlik içinde ve arkamda bir yabancı kalbimi dileniyormuş gibi beni saran bu kollara bırakıyorum kendimi, çünkü papua yeni gine'nin kuşları o kadar renkli ve perde aralığından öteki hayatımın üzerinde ay parlarken kuşların sesleri öyle tatlı, öyle ayartıcı ki. ne yaman bir bukalemunum ben. papua yeni gine'de sürünürken oranın renklerine dönüşüyor renklerim, antonio'nun üzerinde sürünürken de onun renklerine bürünüyorum - insan geri çevirmemeli hayatın sunduğu nimetleri, ben de alıyorum verileni. demek ki ben de veriyorum. kocam olağanüstü titiz, yatak odamızın duvarındaki papa bile durumdan hoşnut, gülümsüyor bu kusursuz düzene. sol ayakkabı sağ ayakkabının yanında, gömlekle pantolon güzelce katlanıp asılmış, kol saati yatağın yanındaki komodinin üstünde. kocam nefret ediyor koluma saat takmamdan. oysa ben çok hoşlanıyorum geceleri nabzın atışlarıyla saatin tiktaklarının ritmik orkestrasyonundan ve aralarındaki ironik boşluktan. şimdi koyveriyorum kendimi kocamın sıcacık koynuna, boynundan sarkan altın zincirin ucundaki haç gıdıklıyor derimi. ben yahudiyim, üstelik çırılçıplağız yatakta. acaba jean paul ne düşünür bizim hakkımızda başın... Devamı

38. 'şiir ekle' etkinliği: "beyaz, ipek gibi"

2007-12-18 06:39:00

beyaz, ipek gibi yağdı karbeyaz, ipek gibi yağdı kar bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak şarkılar çaldı odalarda bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm düşmanlarımız dışında düşmanlarımız çünkü sevgiyi yok ettikleri için düşmanımız oldular. beyaz ipek gibi yağdı kar bir kız kardan hafif yüreğiyle geçip gitti güvercinleri anımsatarak. uzaktaki şehir uykuya dalmıştır şimdi. düşündüm bir bir kardeşlerimin ne yaptıklarını nihat uyumuyor olmalı. -nefis bir şarkı söylüyor yandaki odadaki kız bir rus halk şarkısı. ve şimdi koroyla başladılar- nihat düşünüyordur karanlıkta. -sanırım bir saatten sonra hapishanede dışardan söndürüyorlar ışıkları- beyaz ipek gibi yağdı kar bir kız kelebek adımlarıyla geçip gitti karın üzerinden. insanlar kendi şarkılarını kendi hayallerini taşıyorlar. çağdaş şarkılar gerekli onlara hem hayatlarının derinliklerinden söz eden gerçekleştirilmiş gerçekleştirilmemiş duygularından, hem kavgayı ateşleyen somut anlaşılır akıllı şarkılar. beyaz, ipek gibi yağdı kar acılarla dolu bu dünyaya. insafsızlık vahşet hala güçlü ve hala iktidarda. insanlar ölüyorlar. gepgenç sımsıcak ölüyorlar sanki ölmüyorlarmış gibi. bir yandan sürüp gidiyor hayat; bir yanda tel örgüler parmaklıklar. beyaz, ipek gibi yağdı kar yağdı kirpiklerine bir kızın yağdı mavi bir nehre saçlarıma yağdı otobüslere ağaçlara evlere. içimden okşadım onu. kelebek adımlarını yanımdan geçen kızın. herhangi bir kız hayalleri olan. istedim ki daha güzel olsun şu dünya. istedim ki beyaz ipek gibi yağan karın altında bitsin artık bu sürüp giden alçaklıklar. bir bebek ölüm tehdidi altında yaşamasın beşiğinde. ve paramparça olmasın sımsıcak capcanlı yaşayıp giderken insanlar. bırakın, beyaz ipek gibi yağan karın altında hayallerimiz olsun. yaşayalım özgür güzel düşünceli. anlatalım düşündüklerimizi birbirimize. sevinç egemen olsun her yerde insanca bir kaygı. beyaz, ipek gibi yağdı kar. y... Devamı

"sanki topraktan yağıyormuş gibi"

2007-12-11 07:51:00

kendi gecesini yaratır yağmur§   kendi gecesini yaratır yağmur, uzun sabah saatleriışıklar söndürülmemiş.kumsalın cılız otları yeşermiş döşemenin altından,ayakkaplarına yakın,geçen yılın çiçek tozları filizleniyor ıslak tahtaperdeden.   düzen bu, aramızdaki boşluğu dolduran bu dağınıkyığın,sandalyelere asılı giysiler, çamurlu ayakkapların.   sanki topraktan yağıyormuş gibi kokuyor boşananbu yağmur.pencerelerimizdeki insanca ışık, dışardan görünenodalarınturuncu sessizliği. yapayalnız içine düştüğümüzbu yer,uykuya dalarken. bir ormanın yeşil güvenliğiyle çevrili,gök ve denizle sarılı,gece, yağmur ağaçların arasından süzülüp inerken.   isterseniz!  § anne michaels/ şiirler/ çeviren: cevat çapan.                                                                                                                                                                                              18 ŞUBAT 1999.... Devamı

şiir gibi!

2007-12-08 20:00:00

sevginin... 'tık' Devamı